GÜCÜNÜ TORPİLDEN DEĞİL YASADAN ALANLARA ÇAĞRI: ŞİKAYET ETMEYİ BIRAKIN, İRADE GÖSTERİN!
Değerli Eğitimci Meslektaşlarım, Kıymetli Yol Arkadaşlarım;Son dönemde sendikal sahada yaşanan gelişmeleri, büyük yapıların takındığı tavırları ve buna bağlı olarak çalışanlarımızın içine düştüğü muhakeme süreçlerini yakından takip ediyorum. Liyakat-Sen Kocaeli İl Başkanlığı olarak, geçtiğimiz süreçte büyük yapıların arkasına sığındığı o hukuksuz barajları mahkeme salonlarında nasıl birer birer yıktığımızı, üyelerimizin uğradığı her türlü hak kaybını yasal zaferlerle nasıl telafi ettiğimizi hepiniz yakından gördünüz.
Ancak bugün sizleri hukuki tekniklerden ziyade, hepimizi derinden düşündürmesi gereken insani ve mantıksal bir gerçekle, bir "ayna" vasıtasıyla yüzleştirmek istiyorum.Bazen sahada, okullarımızda öyle diyaloglara rastlıyoruz ki, insan düşünmeden edemiyor: "Başkanım, o sendika bize plastik bir bardak veriyor, anahtarlık veriyor, ajanda veriyor; siz ne vaat ediyorsunuz?" diyen meslektaşlarımız oluyor. Kimseyi kırmak, incitmek istemem; ancak bir devlet memurunun emeğinin, itibarının ve çocuklarının geleceğinin değerini bir ajandaya, bir bardağa indirgeyen bu yaklaşım üzerinde durulmaya muhtaç bir akıl tutulmasıdır.
Eski bir bilge hikaye tam da bu durumu anlatır:
Ormanda, kanatları gökyüzünü yırtacak kadar güçlü, özgürlüğe aşık bir kuş varmış. Günün birinde bir avcı gelmiş; kuşa süslü bir kafes ve içinde bir avuç tatlı yem uzatmış. Kuş, gökyüzünün zorlu ama onurlu mücadelesi yerine, o anlık cazip gelen kafesi ve bir avuç yemi seçmiş. Zamanla kanatları körelmiş, uçmayı unutmuş. Ne zaman gökyüzünün adaletsizliğinden, fırtınasından şikayet etse, avcı kafese yeni bir oyuncak bırakıp onu sustururmuş...
Kıymetli meslektaşlarım; devlet memurluğu, gücünü kişilerden, torpil şebekelerinden ya da birilerinin lütfundan almaz. Anayasamız ve yasalarımız, memurun her türlü hakkını zaten güvence altına almıştır. Haklarını araştıran, kanununu okuyan bir memurun dik durmak için hiçbir torpile, el pençe divan durmaya ihtiyacı yoktur.
Masada hakkımızı, maaşımızı, enflasyon farkımızı ve mesleki itibarımızı bırakanların sahada dağıttığı promosyonlar, aslında bizi o konforlu kafeslerde tutmak için verilen birer sus payıdır. Bir tüccarın sizden her ay binlerce liralık hakkınızı alıp karşılığında plastik bir bardak vermesine rıza göstermek bir mecburiyet değil, tamamen kişisel bir tercihtir.
Şikayet ettiğimiz bu haksız düzenden memnun değilsek, bu edilgenlikten sıyrılmak da bizim elimizdedir. İstifa etmek, e-Devlet kapısında sadece 1 dakikadır. Biz Liyakat-Sen olarak size ucuz promosyon oyuncakları değil; liyakat, hukuk karşısında dik bir duruş, mobbinge uğradığınızda arkanızda duracak sarsılmaz bir hukuki güç ve devlet memurunun çiğnetilmeyen onurunu vaat ediyoruz.
Gelin, küçük ikramlarla büyük resmi gizleyenlerin oyununu bozalım. Aklın, yasanın ve memur vakarının yanında, Liyakat-Sen çatısı altında birleşelim.Saygılarımla,
Liyakat-Sen Kocaeli İl Başkanı
Bu sayfa 57 kez ziyaret edilmiştir.