Liyakat-Sen Kocaeli İl Başkanlığı´ndan Kamuoyuna Çağrı: TOKİ Evleri Memura Müjde mi, Yoksa Yeni Bir Geçim Kıskacı mı?
Bugün Türkiye’de kamu düzenini ayakta tutan, devletin çarklarını döndüren memurlarımızın, öğretmenlerimizin, sağlık ve tüm kamu çalışanlarımızın yaşadığı en büyük barınma krizini ve acı bir ekonomik gerçeği Kocaeli’den, sahanın tam kalbinden haykırmak zorundayız. Bizler, Liyakat-Sen Kocaeli İl Başkanlığı olarak her gün üyelerimizin ve kamu çalışanlarımızın feryatlarına bizzat şahit oluyoruz.
Sanayinin ve üretimin merkezi olan Kocaeli, ne yazık ki fahiş kira artışlarının da merkezi haline gelmiştir. İlimizde görev yapan kamu görevlilerinden bizzat şahit olduğumuz öyle acı tablolar var ki; bugün devletten 70.000 TL maaş alan kariyer meslek sahibi bir memurumuz, başını sokacak yaşanabilir bir ev bulabilmek için tam 30.000 TL kira ödemek zorunda kalıyor!
Matematik ortada: 70.000 TL maaş - 30.000 TL kira = Elinde kalan 40.000 TL.
Dışarıdan bakıldığında yüksek gibi duran bu maaş, Kocaeli’deki konut piyasasının devasa yükü çıktığında daha ilk günden kuşa dönüyor. Geriye kalan bu bakiye ile bir memur ailesi; faturasını mı ödesin, mutfak masrafını mı karşılasın, çocuğunun eğitimini mi üstlensin, yoksa hayata mı tutunsun?
Tam da bu derin barınma krizinin ortasında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından duyurulan 64 ildeki 20 bin konutluk yeni TOKİ açık satış kampanyası, memurlarımız için bir umut ışığı gibi sunuldu. Ancak Liyakat-Sen Kocaeli İl Başkanı olarak, kentimizde kiralarda sürünerek geçim mücadelesi veren üyelerimizin haklarını koruma sorumluluğuyla bu ödeme planının şifrelerini çözdüğümüzde, karşımıza büyük bir hayal kırıklığı ve yeni bir geçim kıskacı çıkmaktadır.
Hem Kira Hem TOKİ Taksiti: Memuru Yıpratacak Çifte Yük
Sistemin en büyük çıkmazlarından biri, taksit ödemelerinin evler teslim edilmeden, bankada sözleşme imzalandığı andan itibaren başlamasıdır. İnşaatı süren projeler için 48 aya kadar teslim süresi öngörülmektedir.
Şimdi Kocaeli’den yetkililere soruyorum: Maaşının neredeyse yarısını (30.000 TL) kiraya veren ve elinde 40.000 TL kalan o memurumuz, evine taşınmadan önce hem mevcut kirasını ödeyip hem de her ay 18.000 TL’den başlayan TOKİ taksitini nasıl karşılayacaktır?
Bu durumda memurun elinde koskoca ayı geçirmek, ailesini geçindirmek için sadece 22.000 TL kalacaktır. Memuru aynı anda hem yüksek kira hem de TOKİ taksiti ödemeye zorlamak, onu ekonomik ve psikolojik olarak yıpratıp tüketmekten, ailesinin rızkını borç batağına saplamaktan başka bir işe yaramaz.
"Ulaşılamaz Peşinat Duvarı" ve Zengin Yatırımcı Tehlikesi
En ucuz konutun 2,1 millyon TL olduğu bir sistemde, en düşük peşinat oranı bile yüzbinlerce liraya denk gelmektedir. Maaşının çok büyük bir kısmını ev sahiplerine kaptıran, yüksek enflasyon karşısında birikim yapma yeteneğini tamamen kaybeden bir kamu görevlisinin kenarda böyle bir nakit birikiminin olması hayatın olağan akışına aykırıdır.
Kampanyada "üzerine kayıtlı konut olmamak" şartı aranıyor ancak bu şart parası olanı engellemiyor. Kenarda milyonları olan ama üzerine tapusu bulunmayan "gizli zenginler" ya da rantiye kesim, bu peşinatı tıkır tıkır ödeyerek evleri kapatacaktır. Bizim kiralarda boğulan memurumuz ise yine bu peşinat duvarını aşamadığı için sadece uzaktan izlemekle kalacaktır. Sonuç olarak, sosyal konut adı altında üretilen mülkler yine parası olanın parasını katladığı bir yatırım aracına dönüşecektir.
Memur Maaşı Artışına Endeksli Taksit Tuzağı
TOKİ taksitleri sabit değildir; her yıl Ocak ve Temmuz aylarında memur maaş artış oranına göre yeniden güncellenmektedir. İlk bakışta "memur maaşı artınca taksit de artsın, ne var bunda?" denilebilir. Ancak kazın ayağı öyle değildir. Memurun aldığı enflasyon farkı ve maaş artışı, piyasadaki iğneden ipliğe her şeye gelen zamlar karşısında zaten daha cebe girmeden erimektedir. Sabit giderlerin katlandığı bir ortamda, TOKİ taksitinin de yılda iki kez otomatiğe bağlanmış gibi artması, memurun belini tamamen bükecek gizli bir tehlikedir.
Liyakat-Sen Kocaeli İl Başkanlığı Olarak Çağrımız ve Çözüm Önerilerimiz
Devlet, kendi memurunu kiralara mahkum eden değil, onun insanca yaşayabileceği barınma imkanlarını sunan güç olmalıdır. Liyakat-Sen'in adalet ve liyakat ilkeleri doğrultusunda kamu otoritesine açık çağrıda bulunuyorum:
Ödemeler Teslimden Sonra Başlamalıdır: Memurun hem yüksek kira hem taksit yükü altında ezilip yıpranmaması için, taksit ödemeleri ancak ve ancak anahtar teslim edilip evine taşındığı gün başlatılmalıdır.
Kamu Görevlilerine Özel Kontenjan ve Sabit Taksit: Kamu çalışanları için peşinat oranları sembolik seviyelere çekilmeli, taksitler memurun kalan net gelirini sarsmayacak şekilde sabitlenmelidir.
Kocaeli’ye Özel ve Ayrımcısız Kira Yardımı: Konut projeleri hayata geçene kadar, memurlarımızı 30.000 liralık fahiş kiralara ezdirmeyecek gerçekçi adımlar atılmalıdır. Kulaktan dolma iddiaların aksine, bugün hiçbir meslek grubuna nakdi kira yardımı yapılmamaktadır. Gelecekte yapılacak olası düzenlemelerde de unvan ve meslek ayrımı gözetilmeksizin, Kocaeli gibi sanayi kentlerinde kirada oturan tüm kamu çalışanlarına eşit ve adil bir kira yardımı acilen başlatılmalıdır.
Sonuç olarak;
Mevcut şartlarıyla bu TOKİ kampanyası, Kocaeli'de kiralarda sürünerek geçim sıkıntısı yaşayan, 70.000 lira maaş alıp bunun neredeyse yarısını kiraya veren devlet memuruna bir müjde değil; ulaşılamaz bir vaattir. Sosyal devlet, memurunu borçla ve geçim derdiyle yıpratan değil, ona insanca yaşayacağı bir güvence sunandır. Bizler, Liyakat-Sen Kocaeli İl Başkanlığı olarak kamu çalışanlarının insanca barınma hakkını her platformda liyakatle ve adaletle savunmaya, sesimizi gür bir şekilde çıkarmaya devam edeceğiz.
Liyakat-Sen Kocaeli İl Başkanı
Bu sayfa 51 kez ziyaret edilmiştir.